15 02 2007

risale

IHLAS NUR PUBLIKATIONEN İHLAS NUR NEŞRİYAT TÜRKÇE الـعٍِِِـربـي РУССКИЙ 日本語 ENGLISH 中文 - 繁体 ESPAÑOL FRANÇAIS АЗӘРIҸӘ ҚАЗАҚША PORTUGUÊS BENGALCE OTHERS LANGUAGES  Risale-i Nur Gesamtwerk  Abhandlung über die Natur Wegweiser für die Jugend Bruderschaft und Wahrhaftigkeit Kurze Worte Heilmittel für Kranke Wunder Mohammeds Das Oberste Zeichen Abhandlung über die Auferstehung   Bediüzzaman Said Nursi"Die Gelehrten sind die Erben des Propheten. So wie die Propheten, unter den Söhnen Israels versehen sie den Dienst der Verkündigung," sagte unser Prophet Mohammed, mit dem Friede und Segen sei. Ferner verkündete er die Ankunft eines "Mudschaddid", welcher in jedem Jahrhundert den Quran und die Glaubenswahrheiten dem Verständnis seiner Zeit entsprechend wieder neu formulieren werde. Aus diesem Grunde wurde 1873 in Nurs, in der Türkei, Said geboren... weiter... Devamı

15 02 2007

risale

http://www.blogcu.com/manager.url İşârât-ül İ'caz  Fihrist  Tenbih İfade-i Meram Kur’anın Tarifi İbtiday-ı Tefsir Fatiha Sûresi Huruf-u Mukattaa İman-ı Bilgayb Sadaka ve Zekat İman-ı Bilahiret Delâil-i Haşir Mahiyet-i Küfür Mühürlenen Kalbler İbadetin Hakikatı Tevhidin İsbatı Nübüvvetin Tahkiki İ’caz-ı Kur’an Kıyamet ve Ahiret Nüket-i İ’caziye İhyay-ı ervah Seb’-a Semavat Sırr-ı Hilafet-i İnsaniye Ecnebi Feylesofların Kur’an hakkındaki beyanatları Mehmed Kayalar’ın bir müdafaası   ... Devamı

15 02 2007

Hicrani

  7-HİCRÂNİ’NİN ŞİİRLERİ              Hicrâni’nin ilk eşi Safiye öldükten sonra ,baldızı ile evlenir,bu eşiyle sık ,sık tartışırlar  ölen eşinin yerini dolduramayan ,Onun özelliklerini taşımayan bu eşine;şöyle söylemiştir.. -1-Acep sual etsem gören oldu mu?Bir bülbüle benzer kuş gaip ettim.Yoksa bilmem yad avcılar vurdu muÖrdek gibi yeşil baş gaip ettim. Baykuş gibi dahi bağa konmayamHer dilberin kadehinden kanmayamNasıl ağlamayam nasıl yanmayamEcel dağlarında eş gaip ettim. Nuh Tufanı koptu Hicrân gönlündeVücut ikliminde  ruh bülbülündeŞimdi kaldık bir cahilin elindeEdep erkân değil iş gaip ettik.***     ***     ***           Gönülden çıkan gönüle girer.Gönül yücedir.Gönül deryayı ummandır.Gönül işine akıl ermez.Her babayiğit gönülün yayını çekemez.Gönül Allah yapısıdır.Gönül ü  temiz tutmak lazımdır.Gönül hâkiki bir Kâbe dır.Zira Allah buraya tecelli edecektir.Tasavvufçulara göre olgun bir kul bir halde durmaz;halden hale girer.Bazı kere Gönül gözü açık olur,gerçeğe ulaştığını zanneder ,ümitlenir,sevinir.Kimi kere kötümserliğe kapılır üzülür,korkar siner.Sonra yine cesaretlenir,coşar ki bu değişmelere Tasavvufçular  “TELVİN” derler.Bunun bir üst makamının da  “TEMKİN” olduğunu belirtirler.Hicrâni de ki  TELVİN  halini  belirten bir şiiri.;-2- Aciz kaldım bu gönlümün elindenNerde Hekim görse devâya giderEl çekmez tabipten her dem yaralıKuşanmış kılıcı kavgaya... Devamı

15 02 2007

hicrani

               Hicrâni tam bir teslimiyet içerisindedir.Her şey kainatın yaratıcısına aittir.her şey Ona dönecektir.Kulun” şuyum var, buyum var “diyerek böbürlenmesi tamamen gaflettir. -12-âh edip gezdiğim ey Gani GaffarSenin hicâbındır neyim var benim.Dünya benim olsa etmem iftiharKünd-ü hesabındır neyim var benim. Geçti bu genç ömrüm her gün her saatFelek sillesinden oldum muhannetAkıl benim değil ruhum emânetBu ten türap ın dır. neyim var benim. Ey koy vermez kendi derdime yanımGün be gün artmakta cürmüm isyanımKemiğim ateştir türap dır tenim.İlm-i cevabındır neyim var benim. “Ehed”dır. birliği sıfatı zâtınBana derler senin yok irtibatınHava-i nefs ile geçti hayatınNutkun hitabındır neyim var benim.    Eğer dedin ise “Kulum Hicrâni”Red etme bâb-ın dan lütf-ü İhsânıErkân-ı,usulü,dini imanıYüz dört kitabındır neyim var benim. ***          ***         *** “Dünya sevgisi “insanları “Ölüm ve ahret” düşüncesinden  uzaklaştırdığını o nedenledir ki dünya değirmeninin kimleri öğüttüğünü ,kimlerin gelip kimlerin geçtiğini bakın Aşığımız nasıl anlatmaktadır. -13-Ah gönül dünyaya eyleme ülfetNice Arif anlar  getti gelmedi.Terk eyle elinde var iken fırsatNice hûb zamanlar getti gelmedi. Hulusi kalp ile sev Yaradan’ı“KÜN” demekle  Hâlk eyledi ÂlemiMuhammed Mustafa canların canıO Nuri  süphan da getti gelmedi. Ebu Bekir,Ömer,Osman-ı ,AliOnlar şefaatten değildir haliZülf... Devamı

15 02 2007

Hicrani

http://www.blogcu.com/manager.url            Şairimiz 1951 yılında Bayburt’a bir iş için gelir.İşlerini gördükten sonra bir kahveye girer.İlçenin Müftüsü Kaleardı mahallesi camii hocasını dini konular üzerine sıkıştırmaktadır.  Hoca cevap veremez,Müftü inadına üstüne,üstüne gider.Durumu uzaktan isleyen Hicrâni  birazda rahatsız olarak, birazda Hocayı kurtarmak için,Müftüye hitaben “Müftü efendi bize sıra ne zaman gelecek?” diye sorar. Bunu duyan Müftü efendi (Hiddetle) şairimize döner ve “Al sıra senin olsun,de baham ne” der. Ve şairimiz aşağıdaki deyişini söyler; -24- Âlem-i katreye düşse bir ruh ey HocamEvvel akıl mı? Ruh mu?hangi sermaye gelür?Ruh’u götüren Azrâil,getüren hangi Melek ?Evvelâ İrşadı  kuvvet,hangi azaya gelür? Emredip de Kudretinden Ruh eder Bezm-ü hayatKaç saat,kaç saniye de Ruh eder azm-ü hayat?Mevlâ’m sır haznesinde gizlemiş eşref saatSaati dakka içinde hangi saniyeye gelür? “Verâsetül Embeya’yız” dersiz ey hocam siz mademSüleyman’a hangi gün irsal olmuştur Hâtem ?Cuma günü dersiz yaratıldı Ol Cennette ÂdemHangi aydır,hangi hafta,hangi cumaya gelür? Hicrân sır haznesinden eyledi bunu ayanYatma sakın ey hocam,Bab-ı gafletten uyanEmredip te Mevlâ’sın dan bir kula erse ziyanLeylâ’yı  Berât geçesi kime hediye gelür? Müftü efendi bu şiir karşısında hiçbir şey söylemez,kalkıp kahveden çıkar. ***     ***     ***       Hicrâni toplumun nabzını tutabilen bir Halk aşığıdır... Devamı

15 02 2007

Hicrani

http://www.blogcu.com/manager.url Bâdeli Aşıklarda,Her zaman Aşk galebe çalar, Bâde nin bir Hikmet  barı olduğunu ,dane-i  kısmet olduğunu bilir  bunu her fırsatta ikrar eder.-37-Aşıklara bâde Hikmet barı dır.Aldanma ki gönül elde değildir.Emreden Mevlâ’dır. getiren PirlerAldanma ki gönül kulda değildir. Bâdeyi nûş eden bulur izharıELİF,BE okunur HE ile DAL’ıAşkın abdalları ibrişim halıDokurlar marifet telde değildir. Aşıklar buldular eltafı rah-ıDoksan bin mânada aşkın penahıAçık hüccet görür kürs ile arş-ıAldanma ki gönül dilde değildir. Emreylese kula bâdeyi kısmetHicrâni’ye verdi kelâmı nusretBir kula gelürse dane-i kısmet Aldanma ki gönül tende değildir. ***     ***      ***-38-Aşk ile Hû çekip,Aşka düşenlerBu hayalden gözler uyanmaz hocamYüz bir sevdâ ile bir yar sevipteElimden alsalar,dayanmaz hocam. Okudum nâmeyi yetişti ayrıkÇok sızdım Leylâ’yı  O benden  dar nık.Yelkenimi açtım pervanem kırıkUsta yok çarkımız dolanmaz Hocam Çok murattır bu Dünyaya gülersemLeylâ handan sahi haber alırsamVadem yeter ondan ayrı kalırsamBelki de cenazem kılınmaz Hocam. ***     ***     ***         Müfrit muhabbet,aşırı sevgidir aşk.Sevginin son mertebesi,Sevginin insanı tam olarak hükmü altına alması,varlığın aslı ve varlığın sebebidir aşk. Sevginin en mükemmel  şeklidir aşk. Bakalım Şairimiz Hicrâni Aşk-ı nasıl anlatmaktadır. -39-Aşk imiş ışık veren ışıklaraAşk imiş ateş veren yanıklaraAşk imiş derde bırakan Adem’iAşk imiş devâ veren Âşıklara Aşk imiş Mecnun eden Leylâ iç... Devamı

15 02 2007

Hicrani

http://www.blogcu.com/manager.urlHicrâni kendisi ile Bülbülü eş değerde görmektedir.Kendisi Leylâ sı için ,Bülbülü ise Gül için çileler çektiğini düşünmekte.Adeta bülbül ile özdeşleşmektedir.;-64-Baykuş an  eğlenir viranelerdeO ince dallarda ötüşür bülbül.Figanı seyrinde bahr-ı bağlardaNice güller ile sevişir bülbül. Gazeller dökmüş viran bağı terk ederAçılan nevreste gülüne giderSedâsı nice canlar mest ederÇok dikenler ile çekişir bülbül Ne bilirsin bülbül ne figan ederNevreste çiçeğin rey hasın dinlerOl Mevlâ’yı seher vakti zikreylerHâkkın Didarında tutuşur bülbül Açılmış bağların yeşili alıNice canlar yakar Hicrân figanıÇark-ı devrandadır bozulan bağlarıTerk edip yurduna yetişir bülbül. ***      ***     *** Katre iken ummana karışan Hicrâni ,dert ikliminde tartıldığını ,künyesinin sızıldığını sonunda  yazısının kara olduğu sonucuna varıldığını söylemektedir. -65-Ben aciz yatarken hab-ı hayaldaMüptelâ dır gönül görünmez yaraAradım cilvesin yeşilde aldaVermiştim nezaket bağın icara.. Feyzin kılıcını vurdum girdi yanŞeyda bir cesette eğlenir bir canSızdılar künyemi her bir katibenDediler silinmez yarası kara Yüksek cebellerde ah ve emanımMeskeni İsa’yı geçti dumanımÖmrüm tamam oldu çıkmadı canımArzuhal yazarım Gani Seddar’a Katre iken bir ummana karıştımTellâl pazarına girdim satıldımSarrafın eline düşüp tartıldımDertler ikliminde düştüm kantara Kalmışsın bi çare ey Gedâ HicrânNedir bu sendeki sönmeyen suzanDivan-ı mahşerde kurulur divan.......... Devamı

15 02 2007

Hicrani

http://www.blogcu.com/manager.url-49-Bâdeyi nûş ettim aslı ezeldenAteş derinumda söner mi HocamBir Mahi dilbere verdim meylimiGönül ol sevdadan döner mi Hocam? Bezenip olmazsa bir bağda iratKonar mı baykuş alır mı bir tatMuhabbet gülünden alanlar bir odDalsalar deryaya söner mi Hocam Coş edip deryalar dalga çekmezseYetişir Lâleler boyun eğmezseGül deki bülbüle bir âh değmezseSeherde başına konar mı Hocam. Hicrâni der gerçek kulu ikrarlarYine tazelendi kisp ile kârlarDolandı cebeller kesti ihsanlarİşiten bu sesi sorar mı Hocam. ***     ***     ***  Hicrâni bir kış günü köye giderler tabi zamanın şartlarında yaya gitmek durumundadırlar. Değirmencik(Mam) köyünün düzünde bir fırtınaya tutulurlar. Fırtına haddinden fazla şiddetlidir,bir ara yanındaki arkadaşı ile fırtınaya sırtlarını vererek istirahat ederler, o esnada bu durumu şöyle dile getirir; -50-Bâdi sabâ eser Bayburt ilindeBülbül rahat eder gonca gülündeBiz bu gece kaldık Mam’ın düzündeRifata tahammül yolcuya sabırYola bir selâmet gönder Allâh’ım. Çünkü biz aşığız değil efsanePirler bâdesinden olduk mestâneVarın haber verin  şoför Hasan’aRifata tahammül yolcuya sabırYola bir Selâmet gönder Allâh’ım Aslı aşık olan himmete ererKanaatsiz insan mihnete ererParanın temahı araba kırarRifata tahammül yolcuya sabırYola bir selâmet gönder Allâh’ım. ***     ***     ***   Hicrâni Halep’teki maşukası Leylâ Han’a her fırsatta mektup göndermektedir. -51-Bâdi sabâ uğrarısan Halep’eBizim bağdan nazlı yâre gü... Devamı

15 02 2007

Hicrani

http://www.blogcu.com/manager.url manager.url Dünürcüler söylemiş olduğu bir şiir;-71-Ben bu aşkın bağbanıyımHer daim söz kurarım benŞahinlerin avcısıyımDüvürcüler ararım ben Uhut dağı hisarım varTahrir kalem defterim varAşk elinden eserim varKalû belâ sorarım ben Ötüşüyor bülbül her dilArşta on iki bin kandilOrda yazar ezel takdirOl künyeyi ararım ben Hicrâni’yem bahtım karaPirler bıraktılar daraÖlüm gelir bu hisaraTeber ile yararım ben***   ****   ***   (Hicrâni’nin intizarı)-72--Ben bu derdin hangi birin söyleyimTükenmez belâya vardı başımızDerbeder gezerim her gün her saatGün be gün aksine vardı işimiz. Mahkemeler oldu bizlere mekânBir zaman Bayburt’ta eyledik iskânVahşi olma seni yaratmış insanAsumana çıktı âhu zarımız. Başıma geleni yazsam kitabaHiçbir kâtip onu almaz hesabaDerdim çoktur kulak verin hitabaNe kadar söylense vasfı halımız. Mahkeme kazandım aldım emriniKendi yurdumuzun söktüm bendiniSağlam ettük elin çürük malınıİşte budur bizim kisp-i kârımız. Kendine himimize vurduk kazmayıDize çektik bir kırmızı çizmeyiZalim bizi şimdi etti enayiHiç tükenmez bizim kılu kalımız. Vefasız hayırsız gelirim dedinİkrarımdan dönmem ölürüm dedinSeninle Bayburt’ta kalırım dedinBilmem nasıl oldu bu ahvalımız. Benim sergüzeştim nihayet bulmazNe kadar söylesem imana gelmezHaya etmez Hallâktan bir selâm vermezHicrâni bu oldu son devranımız. ***     ***     ***-73-Ben gönlümün gülşeniniBir yara kıldım müptelâGör beni bu aşk neylediBaşıma çıktı bin belâ. Yanıma geldi bir hoş erTa... Devamı

15 02 2007

hicrani

  Dünürcüler söylemiş olduğu bir şiir;-71-Ben bu aşkın bağbanıyımHer daim söz kurarım benŞahinlerin avcısıyımDüvürcüler ararım ben Uhut dağı hisarım varTahrir kalem defterim varAşk elinden eserim varKalû belâ sorarım ben Ötüşüyor bülbül her dilArşta on iki bin kandilOrda yazar ezel takdirOl künyeyi ararım ben Hicrâni’yem bahtım karaPirler bıraktılar daraÖlüm gelir bu hisaraTeber ile yararım ben***   ****   ***   (Hicrâni’nin intizarı)-72--Ben bu derdin hangi birin söyleyimTükenmez belâya vardı başımızDerbeder gezerim her gün her saatGün be gün aksine vardı işimiz. Mahkemeler oldu bizlere mekânBir zaman Bayburt’ta eyledik iskânVahşi olma seni yaratmış insanAsumana çıktı âhu zarımız. Başıma geleni yazsam kitabaHiçbir kâtip onu almaz hesabaDerdim çoktur kulak verin hitabaNe kadar söylense vasfı halımız. Mahkeme kazandım aldım emriniKendi yurdumuzun söktüm bendiniSağlam ettük elin çürük malınıİşte budur bizim kisp-i kârımız. Kendine himimize vurduk kazmayıDize çektik bir kırmızı çizmeyiZalim bizi şimdi etti enayiHiç tükenmez bizim kılu kalımız. Vefasız hayırsız gelirim dedinİkrarımdan dönmem ölürüm dedinSeninle Bayburt’ta kalırım dedinBilmem nasıl oldu bu ahvalımız. Benim sergüzeştim nihayet bulmazNe kadar söylesem imana gelmezHaya etmez Hallâktan bir selâm vermezHicrâni bu oldu son devranımız. ***     ***     ***-73-Ben gönlümün gülşeniniBir yara kıldım müptelâGör beni bu aşk neylediBaşıma çıktı bin belâ. Yanıma geldi bir hoş erTabip-i aşk imiş meğerElinde ateşten neşt... Devamı