18 05 2009

şiirlerim

        Atışma GÜLDESTENiN AK GÜLLERi Bir gönlü gülle pişirir Güldestenin ak gülleri Bülbülü aşka düşürür Güldestenin ak gülleri.......Ayak dörtlügü Ferit Battal 1. Hakkın iksirini satar Hak ismini kalbe atar zikr edip aşk ile yatar Güldestenin ak gülleri.............Ferit Battal 2. Şiirlerde edep sunar. Hece hece Hakkı anar. Mevlâm! diye, diye, yanar, Güldestenin ak gülleri...........Fatımâ Hümeyrâ Kavak 3. Semavattan ilham iner Bütün dertler onla diner Huşu ile güller siner Güldestenin ak gülleri...........Ahmet Arslan Hadimî 4. Her asarı ufuk açar Okurları nabız ölçer Biri konar, biri göçer Güldestenin ak gülleri..........halilşakir 5. Dostu dostla bulusturur, Gönülleri hep costurur, Hakk yolunda yaristirir, Güldestenin Ak GÜLLERi........Mecit AKTÜRK 6. Ne bir kem söz, ne bir hile, Söz söylenir edep ile, Benzemezler baska güle, Güldestenin Ak GÜLLERi.........Mecit AKTÜRK 7. Karanliga mumlar yakar, Ne yorulur, ne de bikar, Cöle dahi eksen cikar, Güldestenin AK GÜLLERi........ Mecit AKTÜRK 8. Gâh Mevlana söze gelir, Gâh asiklar saza gelir, Bir sevdayla bize gelir, Güldestenin AK GÜLLERi......... Mecit AKTÜRK 9. HAKKtir Kurandir temasi, Bayram olur her CUMAsi, Baslarinda FATIMAsi, Güldestenin AK GÜLLERi.........Mecit AKTÜRK 10... Devamı

10 10 2008

şiirlerim

Benim gönlüm yaralı Gül güle aşık olmuş benim gönlüm yaralı Sevda dolu baharın ardı sıra yaz gelir Gözlerim bir gül sevdi özüm yandı karalı Seven kulun derdini dertli çalan saz bilir Gönülden yaşlar akar seven meşki bulunca Kalpteki katran durmaz şevk kasesi dolunca Gözler gerçeği görür gönülde aşk olunca Sevda dolu baharın ardı sıra yaz gelir Seven bir kulun kalbi sevdayı kalpte eler Bir gül seven güzelin gözleri her an güler Gökten yağmur yağınca şenlenir bütün göller Seven kulun derdini dertli çalan saz bilir Aşk ehli sır saklamaz sırrı yara bildirir Sevdayı kalbe koyma sevda seni öldürür Güller boyun bükünce gülü bülbül güldürür Sevda dolu baharın ardı sıra yaz gelir Ferit battal Meşk • Sürat, hız. Ferit Battal Benim gönlüm yaralı 1 Gözlerim bir gül sevdi özüm yandı karalı Ben sevdamı unutmam gözyaşım senin için Gül güle âşık olmuş benim gönlüm yaralı Sevda dolu baharın ardı sıra yaz gelir Bir gül seven güzelin gözleri her an güler Seven bir kulun kalbi sevdayı kalpte eler Gökten yağmur yağınca şenlenir bütün göller Ben sevdamı unutmam gözyaşım senin için Gönülden yaşlar akar seven meşki bulunca Gözler gerçeği görür gönülde aşk olunca Kalpteki yara solar şevk kâsesi dolunca Ben sevdamı unutmam gözyaşım senin için Aşk ehli sır saklamaz sırrı yara bildirir Sev göz yaş dökünce sevdiğini öldürür Güller boyun bükünce gülü bülbül güldürür Ben sevdamı unutmam gözyaşı... Devamı

05 04 2008

şiirlerim

Diken Sardı Özümü Diken sardı özümü çiçek açmir menekşe, Gel eyleme sevdiğim beni narda pişirme. Gözlerimde yaş dolu gönlüm döndü ateşe, Gel eyleme sevdiğim beni korda pişirme. Ben bir cana aşığım yâri gördüm düşümde, Bir can canı vermez mi canan olsa peşinde? Rüyamda gördüğüm can henüz geçlik yaşında, Gel eyleme sevdiğim beni korda pişirme. Bülbül yaralı düşse eşi yanarak gezer, Yâri candan seven kul ismini kalbe yazar, Yârdan ayrı düşen can tatlı canından bezer, Gel eyleme sevdiğim beni narda pişirme. Ferit Battal Dîlde Dildâre Âşık Ol (Dîle Dildârın Gizlidür) Dîlde dildâre âşık ol, Dîle dildârın gizlidir. Mihmandâr ol ma'şuki gör, Her şeyde mihman gizlidir. Âşık ol, candaki cana, Yandura seni hicrana, Bıraka halil ü nara, Ateşi gülşan gizlidir. AĞLAR BABA Ferit Battal Dilden Ziyade Bir gönül bağında gülle yaşadım, Güllere gül kattım kalden ziyade. Gam yüklü gönlümü dertle döşedim, Hep kalbime yazdım dilden ziyade. Gahi yandım gahi coştum dolandım Gahi Mecnun, gibi taştım bulandım Gahi bir kuş gibi uçtum yol aldım Dosta can veririm maldan ziyade. Hep seyyah gezerim Kerem misali, Keremi kandırdı aşkın visali, Kulu derde salar kulun lisanı, Cana can verdim kandan ziyade. El atıp tabibim elleme beni, Ta ezelden ikrar eyledim seni, Bu elde amansız koyma bu teni Kavruldum yok oldum candan ziyade. Ferit Battal Divane gönlüm Ey benim divane gönlüm Çalma beni taştan taşa Zaten boşa geçti ömrüm Çalma beni taştan taşa Sevdim intizar... Devamı

05 04 2008

şiirlerim

Gülünü derme Her gördüğün bağın gülünü derme Dertten derde salıp soldurur seni Her olur olmaza gönlünü verme Aşk odunda yakıp öldürür seni Yar seninle ağlayarak gülmezse Dost dediğin kıymetini bilmezse Sevdiğin kul sevdan için ölmezse Dertten derde salıp soldurur seni Kadir Mevla’m kula kaderi yazar Seven gözlerinden göz yaşı süzer Aşka düşen bir kul canından bezer Aşk odunda yakıp öldürür seni Ferit Battal Günahımı Cem Eyleme Hak yolunda pişmişim ben, Kör baykuşa yem eyleme. Tek kanatlı bir kuşum ben, Günahımı cem eyleme. Çok ağrı çekti bu tenim, Bir yaram bin oldu benim, Bedenimle bu cân senin, Kör baykuşa yem eyleme. Bir gün gelir ömrüm biter, Çektiğim tüm çile gider, Bana Zül cenahım yeter, Günahımı cem eyleme. Borcum sana yarab Celâl, Yardım eyle bana Cemâl, Kolum kırık ayak topal, Günahımı cem eyleme. Ferit Battal Ğurbet Eller Gurbet Eler Yıkılası gurbet eller, Bizi boz bulanık ettiz. Yok olası kanlı diller, Bizi boz bulanık ettiz. Kulları ayakta soyduz, İnsanın gözünü oyduz, Halkı muallakta koyduz, Bizi boz bulanık ettiz. Kalbi hicranla doldurduz, Arı namusu kaldırdız, Sevdayı kalpte soldurduz, Bizi boz bulanık ettiz. Güller yaprağını döktü, İnananlar beli büktü, Kara bulut kalbe çöktü, Bizi boz bulanık ettiz. Her çiçeği sular saki, HAKK'I seven kuldur hakî, Zannettik ki dünya baki, Bizi boz bulanık ettiz. Ferit Battal Hakk'a Doğru Açan gülleri soldurma, Yürü kurbân Hakka doğru. Zâlim nefsini güld&uum... Devamı

05 04 2008

şiirlerim

  Sözlükler  :   Naz Etme Naz eyleme sevdiceğim naz etme Nazlı olan gül kalbinde iz olur Bir gül seni severinse söz etme Aşka düşen kul gönlünde köz olur Aç perçemin sevdan ile yar besle Bağbancı ol gül bağını sen süsle Ver gönlünü ruhunu yare yasla Seven kulun ardı sıra söz olur Bir yar seven deli gönül uslanır Gönül kuşu sevda ile beslenir Yavru şahın yücelerden seslenir Sevda çeken gülün ömrü az olur Ferit Battal Nazlı Yârim Sözlerin kalbimin bir mihmanıdır, Bendeki bu sevda az nazlı yârim. Gözlerin gönlümün bir miftahıdır, Sabır ver aşkımı çöz nazlı yârim. Ben sana âşığım seninle varım, Her hal seni bana yazdı hünkarım, Mecnunum aşkına yolda duçarım Bu kara sevdadır yaz nazlı yârim. Aşıklar aşkından nur ile göçtü Dertlerim çözüldü bu kalbim coştu, Can yakan sözlerin gönlüme düştü, Niyazım maşuka öz, nazlı yârim. Ferit Battal Ne Anlar Dert çekenler bilir dertli hâlinden, Dertsiz olan dertli kuldan ne anlar. Kula fayda gelmez elin cehlinden, Dertsiz olan dertli kuldan ne anlar. Zaman ahir zaman bozuldu nesil, Vakit külli ahir oldu velhasıl, Şimdi rağbet gör mir temiz bir asil, Dertsiz olan dertli kuldan ne anlar. Pulu olan başın dikti semaya, Çıkar için girir her tür belaya, Kalben inanmıyor y... Devamı

05 04 2008

Veysel karani hz

oruçbeyli     28.3.2007 - hz veysel karani Kategori:   Veysel Karani Hz. :         Baykan İlçesi’nin en önemli özelliği, büyük zatlardan olan Hz. Veysel Karani’nin türbesinin İlçe’nin 8 Km. güneybatısında bulunan Ziyaret Beldesi’nde bulunmasıdır. Türbenin burada olması nedeniyle binlerce insan İlçe’ye akın etmekte ve İlçe’yi canlandırmaktadır.        Türbesinin İlçe’de olması nedeniyle burayı önemli bir ziyaret merkezi haline getiren Hz. Veysel Karani’nin 555-560 yılları arasında doğduğu tahmin edilmektedir. Doğum yeri Yemen’in Karen Köyü’dür. Soyu Yemen Kabilelerinden Muradoğulları’ndan gelmektedir. Babasının ismi Amir’dir. Kendisinin asıl ismi Üveys Bin Amir-i Karenî’dir.  Karen Köyü’nün bir mutlu seherinde dünyaya gelen küçük Üveys, Muradoğulları’ndan Amir’in mütevazı evini mutlulukla doldurur. Dört yaşında iken babası vefat eder. O, annesinin başka kimsesi bulunmadığından bin bir güçlükle herhangi bir tahsil görmeden, semavi dinlere ve kitaplara ait herhangi bir bilgisi olmadan büyür.       Üveys büyüdükçe kendisinde doğuştan mevcut olan “Tek Tanrı’ya İnanç” hissi de gelişir. O’nu kimse anlamaz, söylediklerine güler, alay ederler. Kendisini anlayan, dinleyen, derdine ortak olan tek insan annesi idi.        Gönlü ulvi hislerle kaynaşan ve artık çalışıp annes... Devamı

05 04 2008

Terzi baba HZ

oruçbeyi   http://www.blogcu.com/manager.TERZİ BABA Anadolu'da yetişen büyük velîlerden. İsmi Muhammed Vehbî'dir. Hayyât Vehbî diye meşhûrdur. 1780 (H.1195) senesinde doğdu. Osmanlı Müellifleri, Sefînet-ül-Evliyâ, Esmâ-ül-Müellifîn adlı eserlerde Erzurum'da, diğer bâzı eserlerde ise, Erzincan'da doğduğu yazılıdır. 1847 (H.1264) senesinde Erzincan'da vefât etti. Dergâhının olduğu yere defnedildi. Bugün burası Terzi Baba Mezârlığı diye anılmakta, mezârlığın ortasında türbesi bulunmaktadır. Terzi Baba temel din bilgilerini tahsîl ettikten sonra, anne ve babasının isteği üzerine, bir sanat sâhibi olmak için terzilik öğrenmeğe başladı. Terzi Baba diye meşhûr olması buradan gelmektedir. Dünyâya hiç rağbeti yoktu. Âhirete meyli çok fazla idi. Mesleği ile meşgûl olurken, ibâdeti terketmez, nefsinin arzû ve isteklerini yapmama husûsunda âzamî gayret gösterirdi. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfelerinden Şeyh Abdullah Mekkî Efendi ile görüştü ve ona talebe oldu. Bundan sonra Terzi Baba'nın mânevî mertebesi günden güne ilerledi. Nefsle mücâdele ve riyâzette çok ileri derecelere ulaştı. Abdullah Mekkî Efendi, ona icâzet verdi. Abdullah Mekkî Efendi ile tanışmaları şöyle oldu: Terzi Baba, hem dikiş diker hem de dili ve kalbi ile Allahü teâlâyı anardı. Dükkânında dikiş dikerken, her iğneyi kumaşa geçirip çıkarışta dili ve kalbi ile Allahü teâlânın ism-i şerîfini söylerdi. Halîm selîm, mütevâzî bir zât id... Devamı

05 04 2008

İrşadi baba HZ

oruçbeyi       BAYBURTLU İRŞADİ (1806-1877) İrşâdî Baba Buhâra ve Horasan erenlerinden Seyyid Emîr Külâlî Hz'nin soyundan Selim Baba'nın oğludur. Sadrettin Konevî devrinde Buhâra'dan gelip Konya'ya yerleşmişlerdir. Zamanla alîmler ve mutasavvıflar yatağı Konya'da ulemânın çoğalması ve aralarındaki ihtilâfların zuhuru neticesinde Selim ailesi Konya'dan Erzincân'a gelmiş, burada zamanın Gavs-ul a'zamı Vehbi Hayyatî (Terzi Baba) Hz.'nden Tarîk-ı Âliye intisâb etmişlerdir. Erzincân'dan gelerek kendi adlarını verdikleri Seyyid Ya'kup yaylasını kurar ve Selim Baba'nın ölümüne dek burada kalırlar. Bugün aynı yerde Seyyid Ya'kup Hazretleri'nin ziyâreti bulunmaktadır. Selim Baba'nın ölümünden sonra çeşitli nedenlerden dolayı İrşâdî Baba, Zargidi (Gümüşdamla) köyünden ayrılarak Sıptoros (Oruçbeyli) köyüne yerleşir. Fakîr bir ailenin çocuğu olan İrşâdî 1806 yılında doğar. Her müslümân çocuğu gibi çocukluğunu kışın medreselerde Kur'an okumakla, yazın ise ailesine çiftçilik işlerinde yardım ederek geçirir. Ahlâklı ve çalışkan olan İrşâdî, kısa zamanda hocaların takdirini kazanır. Molla olabilmek için Sünür ve Bayburt-Yakutiye medreselerinde tahsilini tamâmlayarak icâzet alır. Büyük İrşâdî Baba bir yandan tasavvufî derinliğe erişmek için çalışırken, bir yandan da Ahmediyye ve Mevlid gibi eserler meydâna getirir. İrşâdî Baba'nın başlayıp da bitiremediği "KISAS-ÜL ENBİYÂ" kitabı torunu Ağlar Baba tarafından manzûm o... Devamı

05 04 2008

Kuran tefsiri

oruçbeyli   KURAN'I KERİM TEFSİRİ (ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR)   1-Fatiha 30-Rum 59-Hasr 87-A'la 2-Bakara 31-Lokman 60-Mümtehine 88-Gasiye 3-Al-i imran 32-Secde 61-Saf 89-Fecr 4-Nisa 33-Ahzab 62-Cum'a 90-Beled 5-Maide 34-Sebe 63-Münafikun 91-Sems 6-En'am 35-Fatir 64-Tegabün 92-Leyl 7-A'raf 36-Yasin 65-Talak 93-Duha 8-Enfal 37-Saffat 66-Tahrim 94-insirah 9-Tevbe 38-Sad 67-Mülk 95-Tin 10-Yunus 39-Zümer 68-Kalem 96-Alak 11-Hud 40-Mümin 69-Hakka 97-Kadir 12-Yusuf 41-Fussilet 70-Mearic 98-Beyyine 13-Ra'd 42-Sura 71-Nuh 99-Zelzele-Zilzal 14-ibrahim 43-Zuhruf 72-Cin 100-Adiyat 15-Hicr 44-Duhan 73-Müzzemmil 101-Kaari'a 16-Nahl 45-Casiye 74-Müddessir 102-Tekasür 17-Isra 46-Ahkaf 75-Kiyamet 103-Asr 18-Kehf 47-Muhammed 76-insan-Dehr 104-Hümeze 19-Meryem 48-Fetih ... Devamı

23 03 2008

Hicrani baba

Bayburtlu Hicrani için eşsiz bir eser      hicrani baba 1907 doğumlu olup  27.12.1969 tarihinde  vefat etmiştir Yunus Emre ve Pir Sultan´ın derlemelerinin ticari sunumlar hariç ilk kez ünlü bir halk aşığı ve yakın dönem ozanı için böyle görkemli bir kitap basıldığını belirterek başlamakta yarar var. Büyük boy, lüks mukavva kapaklı, 935 sayfalık birinci hamura basılmış enfes bir eser layık görülmüş Bayburtlu Hicraniye ki bundan sonra yaşayan tüm ozanları imrendirecek kusursuz bir kitap işçiliği.... Şirinsiz Ferhat, Leylasız Mecnun olarak tanımlanan Hicrani Baba, 1908- 1979 yılları arasında yaşamış ve aşıklık geleneğinin ihtişamlı günlerine tanıklık etmiş en son halk ozanlarındandır. Özellikle dini bilgisinin derinliği nedeniyle tasavvufi şiirleriyle büyük ün kazanmıştırç Bayburt’un Çamlıkoz (Ahpunus) Köyü’nde doğmuştur. 1956 yılında Bayburt’a gelip Önce Veysel Mahallesi’ne, daha sonrada Tuzcuzade Mahallesi’ne yerlesmistir. Soyadı Tastan olan Hicrani , hayatının sonuna kadar yokluklar içinde mücadele etmiştir. Hicrani’nin şiirlerini okuduğumuzda onun güçlü bir şair olduğunu görürüz, özellikle tasavvuf konularını kapsayan şiirleri daha da başarılıdır. 1921 yılından itibaren şiir yazmaya başlayan Hicrani şiirlerinde bütün edebi sanatları denemiştir. Eserde Hicrani´nin hayatı ve yaşadığı şartlardan sonra etkilendiği şairler, manevi mimarlar, çağdaşı olan şairler ile Hicrani´nin etkilediği şairler açıklanıyor. Eseri derleyen ve ünlü Halk Aşığının dilden dilden dolaşan 750´yi aşkın şiir ve deyişinin yanı sıra 20´ye yakın atışmasını derleyip kayda geçirerek yayınlanmasına vesile olan Tacettin Kayaoğlu ... Devamı