15 02 2007

hicrani


 

              Hicrâni tam bir teslimiyet içerisindedir.Her şey kainatın yaratıcısına aittir.her şey Ona dönecektir.Kulun” şuyum var, buyum var “diyerek böbürlenmesi tamamen gaflettir.

 

-12-

âh edip gezdiğim ey Gani Gaffar

Senin hicâbındır neyim var benim.

Dünya benim olsa etmem iftihar

Künd-ü hesabındır neyim var benim.

 

Geçti bu genç ömrüm her gün her saat

Felek sillesinden oldum muhannet

Akıl benim değil ruhum emânet

Bu ten türap ın dır. neyim var benim.

 

Ey koy vermez kendi derdime yanım

Gün be gün artmakta cürmüm isyanım

Kemiğim ateştir türap dır tenim.

İlm-i cevabındır neyim var benim.

 

“Ehed”dır. birliği sıfatı zâtın

Bana derler senin yok irtibatın

Hava-i nefs ile geçti hayatın

Nutkun hitabındır neyim var benim.

 

 

 

 

Eğer dedin ise “Kulum Hicrâni”

Red etme bâb-ın dan lütf-ü İhsânı

Erkân-ı,usulü,dini imanı

Yüz dört kitabındır neyim var benim.

 

***          ***         ***

 

“Dünya sevgisi “insanları “Ölüm ve ahret” düşüncesinden  uzaklaştırdığını o nedenledir ki dünya değirmeninin kimleri öğüttüğünü ,kimlerin gelip kimlerin geçtiğini bakın Aşığımız nasıl anlatmaktadır.

 

-13-

Ah gönül dünyaya eyleme ülfet

Nice Arif anlar  getti gelmedi.

Terk eyle elinde var iken fırsat

Nice hûb zamanlar getti gelmedi.

 

Hulusi kalp ile sev Yaradan’ı

“KÜN” demekle  Hâlk eyledi Âlemi

Muhammed Mustafa canların canı

O Nuri  süphan da getti gelmedi.

 

Ebu Bekir,Ömer,Osman-ı ,Ali

Onlar şefaatten değildir hali

Zülfüne bağlıdır Cennetin yolu

O şanlı sultanlar getti gelmedi.

 

Gördün mü  Dünyada eğlenip kalmış

Saraylar yaptırıp ber murat olmuş

Bir günde derler ki kul Hicrân ölmüş

Nice şair anlar getti gelmedi.

 

***    ***     ***

 

   1940-1944  İkinci Dünya savaşı nedeniyle Bütün dünyada  dolayısı ile Bayburt’ta  “Kıtlık” yılıdır.Bayburt’ta bir kahvehanede oturulmuş.. Kimisi”Bayburt İspirden daha idarelidir.Halkın durumu daha iyidir” Kimisi de;”İspir Bayburt’tan daha idarelidir” diye münazara etmektedirler. Bu durumu gören Hicrâni  “Siz neden münakaşa edirsiz” Durun ben ikisini de size anlatayım. Önce ispirin Köylerini başlar anlatmaya:

 

-14-

 

Ahbunus’un rızkı gelür soğandan

Baksi’nin derdi çöktü her yandan

Gındıs fasulyeye sığındı candan

Yirmi lira merkep yükü çağırır.

 

Arnas’ın dışarda çoktur gezeni

Karakoç yeniden aldı düzeni

Müezzin kameti İmam ezanı

Okurken payına türkü çağırır

 

Yüzünden def olmaz HINDIS’ın kiri

BAYINDIR buğdayı koymuştur geri

KOSKOR’u sorarsaz çavdarın yeri

Yedikçe ensesi cengi çağırır.

 

 

DECEKREK yoksulun derisin soyar

GINDEHREK Mezhepsiz her dine uyar

HONTUS  arpa ekmeği yumurta boyar

El vurdukça çörek bengi çağırır

 

KIZKASOR’dur ağalığın yatağı

CİLANSOR’u sorma dana bacağı

MEZEKREK tır humarcının ocağı

Herkes birbirine dere beyi çağırır.

 

BADİRGES’te çoktur ekmeksiz oda

KIPANS’lı gözler ki cabadan yuta

Kılıçkılı bulsa bir urup buğda

Arar değirmeni dingi çağırır.

 

ŞİHMOSLU olmuştur haşıl delisi

Boş boraya benzer VARZES’in süsü

EŞKENS zerdaliden alınca besi

Var mı bize kafa dengi çağırır.

 

NÖRGAH’lı büşürür mısırdan hedik

Aşma katmıştılar rast gelip yedük

Köylerin külhanı KİLES’tır dedük

Giden garip Pez..........gi  çağırır

 

DİŞANS’lı pişirir şalgam çorbası

DIŞASOR’un elden düşmez torbası

KARSOR’lu bindiği merkep sıpası

Köhlan ata karşı cengi çağırır.

 

SEMEHREĞİ bilmem MITES nişan ot

Aşağı geçince ehmeği unut

Hicrân’yem Hâkka bağladım umut

Ben değilem aşk ahengi çağırır.

 

                (1940 Yıllarda  Ahbunus İspir ilçesine bağlı idi.Ayrıca âşıkımız  BAYBURT  köylerini de anlatmıştır.Alfabetik sıraya dizildiği için bu şiir kitabımızda (175)  nolu şiir olarak bulunmaktadır.)

 

 

 ***     ***    ***

-15-

 

Âhkâmı ilhamda bir ifadede

Tarikatta olan âhkâm bizdedir.

Adalet ilminde nur otağında

Ali Haydar,Resul Ekrem bizdedir.

 

Künyemiz yazılmış bin bir hicapta

İkrarımız geldi yüz dört kitapta

“Enel Hâk” sırrında bu dört Mezhepte

Şeriat İmamı Âzam bizdedir.

 

Öğrettiler bize Süryan lisanı

Çevrildi çarkımız olduk pir fani

Ne yapsın neylesin gedâ Hicrâni

Muhabbetli Resul Ekrem bizdedir.

 

***     ***     ***

 

-16-

 

Akıl bağbanım var bir kalbi şahin

Nefis bahçesinde yatırmam dahi

Yokladım ben benden harap görmedim

Benlik  payesinde oturmam dahi.

 

Bütün ömrüm geçti  günlerim kara

Ulaşmak istedim o nazlı yara

Didâr"’a ulaşır kul vara ,vara

Kibrin gemisini götürmem dahi

 

Gururla karartmam asla dünya mı

Hicrâni’yem verdim yola bünyemi

Erenler gösterdi ilmi künyemi

Aslı “Enasırım”yitirmem dahi.

 

(Bu şiir 9 nolu şiirle benzerlikler ihtiva etmektedir.ancak ikinci kıtası tamamen değişiktir.biz bu şiiri de almayı uygun bulduk.)

 

***     ***     ***

 

             Hicrâni’nin felekle davası vardır.Bir çok şiirinde olduğu gibi Felekle dertleşmekte,o na sitemler etmektedir.Ancak burada Feleği Zaman,Zamane olarak düşünmemiz lazım.Aksi halde “Hayır ve Şerrin Allâh-u tealadan geldiğine” aykırı bir düşünce olur ki .. buda şairimizin  dünya görüşü ve inancına  göre küfürdür.

-17-

Akıl baştan getmiş olmuşam mestan

Kime vasf edeyim halimi felek

Ne tez hazan oldu ektiğim bostan

Baykuşlar çaldılar gülümü felek.

 

Her nere gittimse payıma düştün

Bir gömlek geydirdin karşıma geçtin

Ölüm kefenimi boynuma biçtin

Gene bu gün büktün kolumu felek.

 

Hicrân çöllerine düşür uçayım

Bari ecel camın doldur içeyim

Bir kapı koymadın çıkıp kaçayım

Her yandan bağladın yolumu felek.

 

***     ***     ***

 

Bir köy gezisinde Hocanın biri Hicrâni’yi küçük görür ve dini konularda sorular sorar.Hicrâni bu sorulara cevaplarını verdikten sonra bir iki soruda ben sorayım der.Tabi hoca bacalar bunun karşısında Hicrâni şöyle der;

 

-18-

Akıl sermayesi ararken hocam

Erkânı yitirdim edep ararım

Ben beni görmedim kibrimi gördüm

Hikmet kapısından cevap sorarım

 

Keşfi Hidayettir olunmaz tebşir

Ehibba  Babın dan almışam tesir

Ezelden görmedim Tasavvuf tefsir

Doksan bin mânâlı kitap sorarım.

 

Hicrâni’ye geldi pirler himmeti

Yetmiş bin hicap tır aşkın hikmeti

Bilmez idim Farz-ı,Vacip,Sünneti

Şimdi her Âlime hitap sorarım.

 

***     ***     ***

       Değirmencik(Mam) Köyünden Nevzat Keskin’in askerliğin de ailesi cevap alamadığı için Hicrâni’den bir mektup yazmalarını isterler. Oda şöyle bir mektup yazar.

-19-

Al bu mektubumu ey bâd-ı sabâ

Engin,engin ülçeleri(Ülkeleri) gez getür.

Seninle durursa sual cevaba

Deste,deste güllerini düz getür

 

Ordu Alay kapusunu bekle dur

Nevzat Keskin tabur bölük nerde sor

El bağla divanda edesin huzur

Dile ferman elden ele yaz getür

 

Söyle ki sil gözden HE ile SİN’i

Kalpte beslemeli vatan dersini

Sılâdan  aldığı dilekçesini

El duymasın sar canından öz getür.

 

Gir konu otur kalk şöyle yüz yüze

Hicrân kaleminde kulak ver söze

Bizim hasret çıktı doksan dokuza

Sen hesap et bu efkârı yüz getür.

 

***     ***     ***

 

  Bilindiği gibi Şairimizin sır katibi  Malansa(Aydıncık) Köyünden Paşa (Karabey) Balcı’dır. Paşa Balcı Ahbunus(Çamlıkaz)köyüne şairimizi görmeye gider.Şairimiz sır dostunu kapıda karşılar ve şöyle der.;

-20-

 

Al ele kalemin yaz bu kelâmı

Ey gönül ağyarım sen sefa geldin

Pas aldı kalemler dolanmaz defter

Katip-i esrarım sen sefâ geldin.

 

Aşkın çarşısında dil mercanısan

Köşe-i Vahdette kıymet hanısan

Lâ Mekân şehrinin hûb serdarısan

Güller yadigârım sen sefâ geldin.

 

Keştimiz karıştı bahr-i ummana

Rüzigar koymaz ki varam limana

Sensiz benim işim çıkmaz ayana

Ey Gamı gamharım sen sefâ geldin.

 

Bilmem tecellimi yoksa ki takdir

Her kâtip kelâmım kılamaz tesir

Şems-ü  Kamer sana eylemez takdir

Ey zerri nişanım sen sefâ geldin

 

Hicrâni hoş idi şad oldu gönül

Bar vermez bağında eğlenmez bülbül

Kışın eyyamında açılır mı gül

Ey gülde gül harım sen sefâ geldin

 

***     ***     ***

 

  Hicrâni’nin Bülbül ile de devası vardır.Bazen bülbüle sitemler etmiş,bazen de nasihatlar da bulunmuştur.Adeta bülbül ile hasbıhal olmuştur.

-21-

Al yeşil renk aldı şu karşı dağlar

Yine kadem bastı ovayı bülbül

Seni irşad etmez bezenen bağlar

Tarik bul gidesin Mevlâ’ya bülbül.

 

Güz gelende solar gülün penahı

Derç eyle amelin sildir günahı

Bir gün vakti olur emri İlâhi

İsterler Divân-ı Kübra’ya bülbül

 

Bulursun şerefi sanı baharın

Alırsın taksimi vakti seherin

Nedir bu müşkülün nedir efkârın

Düşmüşsün gül ile devâya bülbül.

 

Hicrân hançerinden vücudum yâre

Arayıp bulmalı derde bir çâre

Yarın mahşer günü Perverdigâre

Var mı götürecek hedaye bülbül.

 

***     ***     ***

  Hicrâni yine nasihatler etmektedir.Dünyanın kimseye kalmayacağını bir kez daha anlatmaktadır..

 

-22-

Aldanmayın bu dünyanın demine

Ruh Âdem’de,Âdem ruh da kalmadı

Konuşurken dili var-ı kudretten

Musa ile bin kelâma kalmadı.

 

Bir ruh gelir bu cihana katılır

Dünyada bir şahin deme tutulur

Bir limandır kimden kime satılır

Ol Nuh’u üzdüren geme kalmadı.

 

Kesme Dünya ile ahtı emânı

Virandır otağı yıkıktır hanı

Nazar kıldı gezdi arş-u  Rahmanı

Dostu Hûdâ  bir Ekrem’e kalmadı.

 

Niceler açtılar kanat havaya

0
0
0
Yorum Yaz